Bir Gülüş İzi


Yazımız en son 28 Ocak 2015 tarihinde güncellenmiş ve 197 defa okunmuş.

Bir Gülüş İzi

Bir gülüş izi, ancak hayata tırnaklarını geçirirsen belirir yüzünde

Sokakta geçen yaşlı bir simayı anlamakta mesele

Veya senin geçtiğin yolda herhangi bir ayak izini çözebilirsem,

Birkaç nesil ellerimde büyümüş gibi, birkaç asır göğsümde iz bırakmış olur ancak

Sabahlar böyle olmalı, ve akşamlara doğru sıcak bir otobüs edasında yol alınmalı

Senin adının geçtiği bir kitabın ön sözüne defalarca bakıp

Mutlak bir kaçışın esarete dönüşmesini keyifle seyretmek,

Hayat dediğin, tırnaklarını geçirmekten öte toprağa, güldüğün anlara şahit olabilmek

 

Artık aklıma bir şey takılmıyor yaşadığım geçmişe dair

Ne uykusuzluk savaşlarım kaldı, ne uykuya dalma maceralarım

Başımı tavana çevirip gözlerimi diktiğimde,

Bir namlu, bir umut, bir düşünce, bir aşk sarmıyor mavi renkleriyle gökyüzümü

Siyah bulutları eritip eritip satıyorum düş bekçilerine,

Artık özgürleşiyorum, büyüyorum öyle..

 

Sıcak çöl kumlarının efsanevi savruluşunu seyrededurur, bakakalırım

Ne zaman ki bağırırım, uykumdan ansızın uyanıp,

Bir kervanın amansız susayışına, her bir bedevinin zamanı geri alma çabasına,

Ve kuyunun kapakları açıldığında duyduğum o sabır duasına bakıp doğrulurum yerimden

Sustururum kuşları, ağaçlar büyür kumların derin yamaçlarından

Fırtınalar kesildiği an, büyüdükçe büyür ümitlerimin köseleşmiş, nasırlaşmış elleri

Tutarım, uykuya dalarım ellerini..

Kapalı kördüğüm gördüğüm Reyyan açılır, içeriye davetim ne güzeldir o an

Ne ihtiyaç kalır kumlara, bahçelere, yapraklarını sevdiğim güller ardımda iz

Şimdi susuyorum, sen konuş dersin,

Ben ebedi sana koştum, dermansızım,

Senin kokuna bir doyabilsem, bölüşürüm nefesimi, ihtiyacım var bilmezsin..