İkinci Eylül


Yazımız en son 8 Eylül 2014 tarihinde güncellenmiş ve 163 defa okunmuş.

İkinci Eylül

Bir gece yarısı, iki mum ışığı
Biri solgun,
Diğeri ona bakarak solan ayışığı
Bir bavul, bir gemi, ve uçsuz bucaksız gidiş yolları
Kanayan parmak uçlarımdaki dayanılmaz sızı

Yine uğultuyla karışık bir eylül akşamı
Biri üzgün,
Diğeri ona bakarak gülümseyen papatya yaprağı
Sen;
Nice senelerden beri gelirsin aklıma
Ayaklarımdaki kor alevden zincirleri kıran silüetin
Tarif edemezdi kordan başkası bu ayrılığı
Ah, İçim içime sığmazken sana mektuplar yazdığım,
Bilyelerimi özleyerek sana uzandığım eylül akşamları

Yatağıma uzandığımda, gözlerim yanıbaşımda
Ellerim sarılacak yer arar, dışarıda yılgın rüzgârlar
Azgın dalgalarla boğuşur bir kan pıhtısı
Biraz mor, biraz yeşil, biraz kırmızı
Kimse eylül demesin bana, eylül gelmesin
Eylülde bir ikinci, elin bana değmesin..

Fatih M. BAŞARAN