Oy Kullanmak Şirktir Diyenlere İthafen


Yazımız en son 3 Haziran 2015 tarihinde güncellenmiş ve 163 defa okunmuş.

Oy kullanmak şirktir mi diyorsun? Bak, sana bunu düşündürmek için neler yapılıyor!

Diyarbakır’da IŞİD bağlantılı bir grup tarafından dağıtılan broşürler tepki topladı. “Ebu Hanzala” diye bilinen IŞİD bağlantılı tekfirci grupla ilişkili Tevhid Dergisi tarafından Diyarbakır’da üzerinde, “Oy kullanma, Yaratıcına şirk koşma” yazan broşürler dağıtıldı. Derginin internet sitesinden yapılan açıklamada ise, oy kullanmamaları için seçim gününe kadar 1 milyon kişiye kısa mesaj, 5 milyon kişiye de e-posta gönderileceği bildirildi.

Oy Kullanmak Şirktir Diyenlere İthafen

Öte yandan dağıtılan broşürlerin insanlar tarafından fazla ciddiye alınmadığı görülüyor.

Oy Kullanmak Şirktir Diyenlere İthafen

Nurettin Yıldız ile Ebubekir Sifil’in konu ile ilgili açıklamalarına baktığımızda “insanları kolayca tekfir etme”nin hastalıklı bir alışkanlık olduğunda hemfikir görünüyorlar.

Nureddin Yıldız; “İbn-i Teymiye: ‘Allah-u Teala’nın kitabı dışında hüküm için başvurulan her şeye tağut olarak hükmedilir’ der. Oy kullanmak caiz midir? “ sorusuna verdiği cevapta bir Müslüman’ın Allah’ın kitabı ile hükmedilmeyen bir yerde huzur içinde yaşaması, hicret etmemesi tartışılmadığı halde, öbür Müslüman’ın filan yerde oy kullanması tartışılmasının manasız olduğuna dikkat çekiyor.

Nureddin Yıldız konuyla ilgili cevabında şunları ilave ediyor:

“ Sonradan ortaya çıkmış meselelerde Müslümanlar ictihad ederek karar verirler. Bu ictihadları da Kur’an ve sünnete göre olur ya da olmalıdır. İbn-i Teymiye veya başka birinin sözüne gerek yok, beşeri bir sistemin hakkında Müslüman’ın ne diyeceği bellidir. Ama özel şartlar veya benzeri nedenlerle Müslümanların yaptıkları ictihadları aralarında münazara konusu haline getirmeleri uygun değildir. Niyetlerimizi ve amellerimizin akıbetini Allah’a havale etmek zorundayız. Birbirimizin kadıları durumunda olamayız. Bir Müslüman’ın Allah’ın kitabı ile hükmedilmeyen bir yerde huzur içinde yaşaması, hicret etmemesi tartışılmazken öbür Müslüman’ın filan yerde oy kullanması tartışılırsa dengesizlik olur. Bunun için birbirimizi ictihadi konularda serbest görmeliyiz.”

Ebubekir Sifil ise bir röportajda kendisine yöneltilen “ Bazı gruplar ‘Türkiye’de, oy kullanmak, askere gitmek caiz değil diyor. Aslında yönetime cihad ilan etmeleri, savaşmaları lazım, Afganistan, Pakistan gibi bazı müslüman ülkelerde bu şekilde yapılıyor siz yanlış yapıyorsunuz’ diyorlar.  Ne düşünüyorsunuz? “sorusuna verdiği cevapta;

“Bu bir metoddur kardeşim. Kimseye vahiy gelmiyor. Ben doğru yaptım diyene de, sen yanlış yapıyorsun diyene de vahiy gelmiyor. Bu bir metoddur. Bu bir tarzdır. Şimdi Mısır’da başka türlü şartlar, imkanlar vardır, başka türlü bir hizmet metodu kullanılır. Afganistan başka, Türkiye başka, Amerika başka, Avrupa başkadır. Yani bulunduğunuz yerin şartlarına göre imkanlar oluşturup, hizmet metodu belirlemeniz, eşyanın tabiatı gereğidir. Her yer için tek bir sistem, tek bir metod dayatmasında bulunursanız, bu şizofreni olur. “ diyor.

Dayatmaların insnaları fitneye sürükleceğini ifade eden Sifil sözlerine şöyle devam ediyor:

“Türkiye’de siyaset yoluyla ben İslam’a hizmet edebilirim diyen insanlar, mesela dünyanın başka yerlerine de yaymaya, dayatmaya kalksalar bu bir şizofreni olur. Çünkü bu vahiy değil, kimseyi bağlamaz. Her yerde başka olur.  Şimdi kendine selefî diyen insanların belki de içine düştüğü en büyük handikap bu. Bunları sanki birileri torna tezgahından geçiriyor ve söyledikleri şeyin gerçekten şer’î olarak nereye dayandığını, ne anlama geldiğini, çok da arkasını önünü düşünmeden konuşuyorlar. Ellerine bunların keskin bir kılıç vermiş birileri, sallayıp kelle uçuruyorlar. Bu doğru bişey değil.. Siz insanları sizin uygun bulmadığınız bir İslamî hizmet metodu benimsiyor diye tenkid edemezsiniz. Ne zaman ki meşrû sınırların dışına çıkarlar ve bir konsensus oluşur,  o zaman çıkıp dersiniz ki “bütün ulema böyle düşünüyor, bu gayr-i meşru’dur” dersiniz. Ama böyle bir şey yok.”

Herkes kendi mizacına, meşrebine, bulunduğu yere ortama göre bir hizmet metodu belirleyebilir ve yapabilir. “En güzel benimki, en doğru benimki diğerleri batıl” derseniz bu davanın bizzat kendisi batıl olur.”

Bu broşürleri dağıtan grup, Diyarbakır’daki Hüdapar ekibini de siyasetle uğraştığı tekfir ediyor.

Tevhid Dergisi’nin bu yaklaşımı, bölgede özellikle Müslüman kesimin sempatisini toplayan Ak Parti ve Hüda Par ‘lı seçmeni, tercihlerinden vazgeçirmeye yönelik olarak görülüyor ve doğal olarak HDP için ciddi bir avantaj olarak yorumlanıyor.

HaberSeyret