Türkiye’yi Yıkamazsınız


Yazımız en son 18 Aralık 2016 tarihinde güncellenmiş ve 23 defa okunmuş.

Üç beş çapulcu, ayyaşlar ve terörist yandaşları, bu ülkeyi dize getiremezsiniz, Türkiye’yi Yıkamazsınız!

Siz teröristler, ister Fetö olun ister PKK, ister DHKP-C ister YPG farketmez. Hepiniz bir olsanız, onurlu Türk Askeri sizi yerin dibine gömecektir, bu ülkeyi size bırakmayız..

Ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Doğan medyası Erdoğan’a yükleniyor, paralel medya AK Parti’ye yükleniyor, teröristlerin uzantısı da bunlarla birleşmiş, namusları zaten yok ama kalanı da peşkeş çekiyorlar. Allah sizin hepinizin belasını versin.

Zorunuza gidecek ama, bu ülke sizin gibi namussuzlara bırakılacak kadar basit kazanılmadı. Her karış toprağı kanla sulanmış, uğruna şehitler verilmiş bu ülke, sizin gibi paçavralara bırakılmayacak. Anlaşma istiyorsanız, toprağın altı sizin, üstü bizim. Çözüm sürecini bile baltalamaktan çekinmediniz, sonra da pişkin pişkin sırıtıp “biz ne yaptık ki” dediniz, sülalenizde ar namus haysiyet yok sizin..

En belirgin özelliğiniz korkaklığınız ve bu korkaklığınızla birleşen paniğiniz sizi çökertmemizi daha da kolaylaştırıyor. Bir gider bin geliriz, bu vatanın evlatları asla sizi gebertmekten çekinmez, korkmaz ve yılmaz. Elinizden geleni ardınıza koymayın, biz de işimizi yapıyoruz!

Bu ülkeye yol yaptık, hırsız dediniz. Doyurduk, makarnacı dediniz. Yakıp yıktınız, yeniden inşaa ettik, vatanı sattı dediniz. Kısacası siz şerefsizler, “dövlet bize bahmir” diyerek akla hayale gelmeyecek namussuzluklar yaptınız. Elektrikleri kestiniz, yolları yıktınız, barajlara saldırdınız, demokrasi kılıfı altında hak arıyoruz diyerek türlü şerefsizlik peşinde koştunuz. Korkak köpekler gibi hep arkadan vurdunuz, hainliğinizi her defasında belli ettiniz. Asla çatışmaya girmediniz, sizin için namussuzluk ve korkaklık hep ön planda oldu. Buna rağmen bu ülke sizi satmadı, bunu anlayamadınız.

Hadi medyayı anladık, onların hizmet ettiği yer belli, peki size ne oluyor ey aptal halk? Nankörlük ve vatan hainleriyle iş birliği nereye kadar götürür sizi, amacınız vandal olmak mı?

Tabii bu noktada yeni bir furya türedi. Şu olmazsa oy vermem, bu olursa şunu yaparım vb..

İdam gelmezse oy vermem diyen zihniyet, idamı sadece yeni sistemin getirebileceğini anlayamayacak kadar aptaldır. İdamın gerekliliği bir gerçektir, fakat düş kurmaktansa realist yaklaşımlarla ilerlemek elbette en akıllıca tavır olur.

Artık hep birlikte bu dönemin biteceğini ve güzel günlerin yakın olduğunu bilmemiz, buna göre davranmamız gerekir. Sabır ve sükunetle bu dönemi atlatacağız, bu korkak köpekler elbette defolup gidecek. Ülkemizin bu karanlık günleri uzun sürmeyecektir.

Fatih M. BAŞARAN