Mutluluk Uzak Değil


Yazımız en son 17 Mayıs 2014 tarihinde güncellenmiş ve 182 defa okunmuş.

Yıllar yılı düşünülmüş ayrılıklarım vardı. Hemen hemen her yerini tanıdım sanırdım hayatın. Kısa bir dönem öncesine kadar..

Sanırım, hayat sadece mutsuzluklardan ibaret değil. Klasikleşmiş sözlerin verdiği ehemmiyet duygusuna kapılıp, bir an bile düşünmeden, hani ‘son kez soruyorum’ demeden, bir ‘son’ edasında yaşamak gerek hayatı. Hayal edebilmek, dokunamasan bile, bir elin sana doğru uzanabileceğini düşünmek, iç ısıtan bir çay tadında bakmak gökyüzüne. Belki de böylesi iyidir, belki de yalnız kalmak gerek demeden, umudunu yarına, hep yarına saklayarak ilerleyebilmek. Yolda bulduğun yaprak tanelerini düşlerine satmadan, kırıntılarla dolu cam kubbenin altında su ferahlığında doyabilmek tadına. Böylesi güzel olmalı.

Çok acı dediğim tatlar vardı. Bir bir tattım, neden sonra kendime geldiğimde o sürgün dünyasının kısa ve özgeçmişi beline kadar çamura saplanmış ütopyalardan kurtulmuştum. Kısa ve özdü geçmişim, özgeçmiş olabilecek kadar kısa yaşadım, ve hiç bir tatlandırıcı kullanmadan, gözlerimi kapayıp açtım, yaşadığımı anladım..

Fatih M. BAŞARAN