Sosyal Sazanlar ve Ölüm-Kalım Meselesi


Yazımız en son 14 Mart 2015 tarihinde güncellenmiş ve 41 defa okunmuş.

Gün geçmiyor ki sosyal medyada bir iddia ortaya atılmasın, ve gün geçmiyor ki sosyal sazanlar bu iddialara inanıp yaymasın…

Ben kendimi bildim bileli, -ki 13 senedir internetteyim- “falanca öldü, filanca öldü” diye haberler yayılıp durur. Başını sonunu bilemem de, aklıma gelen ilk örnek İbrahim Tatlıses ile ilgiliydi. Hatırlarsınız, saldırıya uğrayıp vurulduğunda her gün “öldü” haberleri yayılmış, her haberden sonra da yalanlanmıştı. Daha sonra Cem Yılmaz için, sonra da Serdar Ortaç için aynı türden asparagas spekülasyonlar yayıldı. Öyle ki, Niran Ünsal bile katıldığı programda, canlı yayında bu haberleri doğrulama gafletine düşmüş, daha sonra ise özür dilemek zorunda kalmıştı..

Bir türlü ardı arkası kesilmeyen iddialar arasına kimler katılmadı ki. En güvenilir gazeteler, televizyon kanalları ve radyolar bile bu tür şeylerle baş edemeyip defalarca tekzip yemekten kurtulamadı bugüne kadar. Ama bu asparagas haber kervanına öyle bir isim katıldı ki, insana “yok deve!” dedirtiyor.

Bildiğiniz gibi, Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, islamofobi ve ırkçılığa karşı sözleri, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a övgüleri ve benzer tavırları sebebiyle Avrupa ülkelerinde en çok eleştirilen ve yaptırım uygulanan isimlerin başında geliyor.

“Hadi yahu, ona da mı öldü dediler?”

Bunu dediğinizi duyar gibiyim, lakin hayır, öldü demediler. Dedikleri şey bundan bile daha tuhaf; “müslüman oldu” deniliyor! Sosyal medyada ardı arkası kesilmeden hızla yayılan tweet’ler ve paylaşımlar, bu haberi daha da inandırıcı kılmak adına. En sonunda dayanamayıp kendine de sordular, o bile şaşırdı!

Peki, neden bu söylemler?

Filistin’in uğradığı zulüm döneminde (aslında her dönem var ama bazen şiddetleniyor) Cristiano Ronaldo için de aynı şey söylenmişti. Hatta Mell Gibson (aktrist) için dahi bu haberleri yaydılar. Aklıma gelmeyen ama mağdur(!) olan daha kaç isim var, siz hesap edin artık.

Gel gelelim bunların sebebine..

Bildiğiniz üzere, artık her şey internette. Televizyon, gazetecilik, reklamcılık ve hatta borsa bile artık internet üzerinden yaşamını sürdürüyor. Dolayısıyla, en büyük para kaynağı yine internette. Hepsinden ötesi, kullandığınız ve/veya kullanmaya niyetlendiğiniz, hatta düşündüğünüz her şeyi sizden önce internete sızdıran bir makine kullanıyorsunuz; bilgisayarınız!

Peki tüm bunların bilgisayarımla ilgisi ne?

Cevabımız çok basit, siz bir kurbansınız. İlginç bir tweet görünce onu yaymanız isteniyor, video ve mesajları paylaşmanız isteniyor. Siz farketmeseniz de, bu istek sizde kendiliğinden var oluyor. Geriye kalan şey, arkadaş listenizin ve beğendiğiniz grupların/sayfaların, sizin paylaştığınız bu materyalleri görmesi. Tebrikler, artık aracı bir reklam kolusunuz.

Farkında bile değilim!

Aklınıza bir hizmet geldi ve beğendiniz. Sokakta bir dükkanın önünden geçerken bir ürün gördünüz, ama fiyat araştırmasını internetten yapmak istediniz. Bunların hepsi bilgisayarınızın önbelleğinde zaten kayıt ediliyor. Sosyal medya ve diğer paylaşım-haber sitelerine ise bu kayıtları alıp kendileri için araştırma ve istatistik aracı yapmak kalıyor. Para kazandırıyorsunuz, cepleri doluyor. Farkında değilsiniz, çünkü zaten istenen şey bu!

Nasıl kurtulurum?

Maalesef bu sorunuzun bir cevabı yok. İnternette hangi siteleri ziyaret ettiğiniz, ne kadar kaldığınız, neleri tıkladığınız veya neleri paylaşıp beğendiğiniz gibi bir çok kriter size cevabı verebilir, ancak yanıtlayabilecek tek kişi yine sizsiniz. Artık internet dünyasında yaptıklarınızın hiç biri gizli kalmıyor, bunu bilerek hareket etmeniz en mantıklı davranış olur. Şunu da eklemeliyim ki, düzen böyle ve bir kurtarıcı yok..

Fatih M. BAŞARAN